KANSER SANTRALİNE DANIŞTAYDAN RET
HUKUK KATİLİ KANSER SANTRALİNE DANIŞTAYDAN DA RED Hatay Samandağ Atatürk Mahallesi, Çevre yolu Caddesi üzerinde, İnşaat Ruhsatı olmadan kaçak kurulan ve Faaliyet Ruhsatı olmadan Korsanca çalışan Beton Santrali adı altındaki zehir ve kanser Santraline Danıştay’dan da RED kararı verildi. İki Yıldan bu yana doğa ve toplum sağlığının tahribine karşı mücadele devam ediyor. Hastalık ve kanser santraline karşı yasal, hukuki ve meşru mücadele birlikte Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Hatay Müdürlüğünün iki defa üst üste vermiş olduğu “ÇED Kapsam Dışı kararlarını” Hatay İdare Mahkemesinin verdiği kararlarla iptal edilmiştir. Beton Santrali sahiplerinin Danıştaya yaptıkları yürütmeyi durdurma başvuruları da ret edildi.

HERŞEYİN BAŞI HUKUK SONU HUKUK
Kanun ve mevzuatta “Kirletici ve Gayrisıhhi işletmeler” olarak tasnif edilen Beton Santrallerinin kuruluş yerleriyle ilgili getirilen yasal kısıtlamaların/yasakların/ilkelerin hepsini çiğneyerek kurulan santral, betondan daha çok tahribat hastalık üreten Kanser Santralidir. Beton Santrallerinden yayılan toz, gürültü çevrede yaşayanların sağlığı için tehlike oluşturur. Ayrıca ağır tonajlı araçların yoğun ve hızlı geliş gidişleri tehlikeyi artırıyor. Beton Santralleri PM10, PM2,5 olarak bilinen “ince toz” yayarlar. Daha kolay solunması, akciğerlerin en uç noktasına kadar ulaşması nedeniyle insan sağlığına en olumsuz etkiyi yaparlar. Silika tozu, çıplak gözle görülemeyecek kadar incedir, ancak akciğerlere derinlemesine nüfuz eder, akciğer dokusuna zarar verir ve ölümcül solunum yolu hastalıklarına yol açar. Doğrudan ciğerlerimizi kirlettiğinden beton yerine daha çok zatüre, bronşit, astım, akçiğer kanseri, kalp ve damar, cilt vb hastalıkları üretiyor. Bitkilere, su kaynaklarına, sucul canlılara, toprağa, ormana, bitkilere, meyve ağaçlarına, sebzelere, yüzey ve yer altı sularına zararı olur. Topluma ve doğaya zarar veren işletmenin okulumuza, evimize, çocuklarımıza, çiğerlerimize, Tarım alanlarımıza, endemik bitki ve canlılara, sularımıza zarar vermeyecek bir başka yere taşınmasını talep ediyoruz. Hatay idare mahkemesi toplumun ve doğanın çığlığını dikkate alarak hukusuz işletmeyi kapatma kararı verdi. “Yürütmeyi Durdurma başvurusuna danıştaydan da red kararı verildi. Hukuk herkes ve bütün işletmeler için geçerlidir.
YAŞAM/KONUT ALAN
Kanunlar ve mevzuat kirletici işletmeler için getirdiği yasaklar göre;
İmar Planında “Meskün/Yaşam/ Nefes/ Konut Alanı” olarak işaretlenen mevkide Kirletici ve Sağlığa zararlı işletme kurulamaz. Eğitim Kurumunun yakınında kurulamaz. Meskun alanda kurulamaz, Sulak alanda kurulamaz. Tarım alanında kurulamaz. Endemik canlıların yaşam alanında Kurulamaz. Çevre yoluna en az 250 metre uzakta ve topluma ve doğaya en az zarar verecek yerde kurulabilirler. Hukukun emirleri bu şekildedir. Ne üretirse üretsin hiç bir işletme hukuktan daha üstün değildir. Hukuksuz devlet ve ülke olmaz. Hukuk kendini ve toplumu savunarak var olur.
Devlet; insanların hukuk esaslarına göre birleşmesi ve bir birlik oluşturması olarak tanımlanmıştır. Yani insanların toplu halde yaşamalarının ve devlet, ülke, toplum oluşturmalarını zemini hukuktur. Hukuku, yasaları, mevzuatı çiğneyerek işletme kurulamaz. Kuruluyorsa hukuka, topluma ve devlete saygısızlık ve suç vardır. Hatay İdare mahkemesi ve Danıştay hukuksuzluğu, saygısızlığı ve suçu durdurma kararı vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Demokratik Hukuk Devletidir.
SAMANDAĞ EKOLOJİ GRUBU adına
Mevlüd Oruç













