TEHCİR VE SOYKIRIM POLİTİKTİR
TEHCİR VE SOYKIRIM POLİTİKTİR Suriye iç savaşı başladığı 2011 den itibaren, Arap Aleviler-Nusayrilere yönelik, Hitler ve Joseph Goebbels ‘in Yahudilere yönelik kirli savaş propagandasını yaya bırakacak kampanya başlatıldı. Arap Alevilere yönelik nefret söylemi; yazılı, görsel sosyal vb. bütün mecralarda yoğun şekilde hala devam ediyor. Paramiliter gruplar ve bağlantılı basın yayın medya kuruluşları nefret söylemi, tehcir ve soykırım amaçlı olarak Suriye içinde ve Suriye’nin komşularının sınırlarında İdeolojik öğretilendirmelere (Endoktrinasyona) tabi tutuldular. Aralık 2024’te Şam da iktidarın devir teslimi yapılmasına rağmen soykırım devam ediyor. Suriye de Arap Aleviler, silahlarını teslim ederek yeni döneme uyum için hazır olduklarını görünür kılmak için ellerinden geleni yaptılar. Fakat Arap Alevilere yönelik Goebbels propagandası ve nefret söylemi eşliğinde tehcir, soykırım durmadı, gittikçe hızlanarak devam ediyor. Çünkü kirli propaganda, nefret söylemi, tehcirlerin ve soykırımların amacı “Bağcıyı Dövmek”, Bağına, yaşam alanına, çökmek ve vatansızlaştırmaktır. Soykırımcı Paramiliter güçlerin, milislerin, askerlerin vb. siyasi merkezlerden ve karar vericilerden bağımsız olmadığını, katliamların spontane olmadığını bütün dünya halklarının bilincindedir. Nefret söylemi, kirli propaganda, tehcir ve soykırımların amacı ekonomik ve politiktir. Aralık 2024 öncesi “Baas rejiminin” iç ve dış savaşlarını veya günahlarını Arap Alevilere eşitleyen yorumlar; siyasi ve ekonomik çıkar amaçlı soykırıma bahaneler ve altyapı hazırlamak amaçlıdır. 80 yıllık tarihin sevabı ve günahı Suriye devletinin, BAAS rejiminin ve Suriye burjuvazisinin ortak paydasıdır. Suriye dostları(!) burjuvazisinin, doğal zenginliklerinin ve jeopolitik konumunun dostlarıdır. Suriye’nin en yoksul ve azınlık grubu Arap Alevilerinin geçmişin günah keçisi yapılmaları büyük haksızlık ve acımasızlıktır.
PARADİGMA DEĞİŞMİŞTİR
Arap Alevilerinin; siyasi, teoloji, kültürel vb bağlamlarda tanımlanmalarını ve konumlanmalarını en doğru kendileri yapar. Suriye’de ve bütün bölgede Paradigma değişmiştir. Suriye içi ve dışı siyasi ve ekonomik çakar amaçlı güçler; planlı anakronizm yaparak, kapanan dönemin rejimi ve tarafları sanki hala varmış gibi lanse ediyor. Suriyeli Arap Alevilerini; sona eren BAAS rejiminin kalıntıları, artıkları, suçlusu lanse ederek ve günah keçisi yaparak katliam ve tehcirle mülklerine çökmenin, demografik yapıyı tahrip etmenin vatansızlaştırmanın gerekçesini oluşturuyorlar. Arap Aleviler; Ortadoğu’nun kadim halklarındandır, geçmiş rejimlerin kalıntısı veya devamı değildir.
SİYASİ, SOSYAL, EKONOMİ
-Arap Aleviler; Ortadoğu ve tüm dünya sathında kesintisiz süregelen paylaşım savaşlarında taraf değildir.
-Türkiyeli Arap Aleviler, Suriyeli Arap Aleviler, Lübnanlı Arap Aleviler ve az da olsa İsrailli Arap Aleviler var.
- Arap Aleviler; Vatandaşı oldukları ülke dışında, başka ülkelerin veya dış güçlerin kullanımına veya etkisine açık değiller.
-Genel olarak Arap Aleviler: Ne İran’ın ne de başka bir devletin ekseni, etki alanı vb. tarafı değildir.
Spesifik olarak Suriye Arap Alevilerinin; Türkiye’ye karşı düşmanlığı yâda olumsuz duruşları yoktur.
Arap Aleviler: Vatandaşı oldukları ülke için ve vatandaşları oldukları ülke içi; Eşit Vatandaşlık, İnsan Hak ve Hürriyetleri, Demokrasi, Laiklik ve hukuk mücadelesi tarafındadır. Arap Aleviler bulundukları ülkelerde özgürlükçü laiklik ve çoğulcu demokrasi tarafıdır.
Arap Alevilerin; yaşam alanları, doğası, malları, mülkleri, geçim kaynakları, evleri, çocukları, eşleri, canları vb kendileri için çok değerlidir.
Arap Aleviler yaşadıkları mahallede, köyde, ilçede, ilde, bölgede, ülkede öznelerden biridir.
Arap Aleviler; komşu ülkelere komşu olmanın ekonomik, kültürel, sosyal vb. yararlarından faydalanmak ister.
YURTTA ÇOĞULCULUK CİHANDA ÇOĞULCULUK
“Çok uzun zamandır Orta doğudaki en önemli ülke Türkiye’dir. Türkiye'nin İnsan Haklarına yönelik köhne düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmekle kazanacağı çok şey var.” (Baskın Oran)
Tekçi resmi ideoloji üzerine kurulan, tekçi müesses nizamın, etnik ve mezhepsel ayrımcı rejiminden, çoğulcu demokrasiye geçiş mücadelesi veriyoruz. Kurtulma mücadelesi verdiğimiz geriletici ve ayak bağlayıcı tekçi rejimi komşu ülkelere ihraç etme çabası ülkemizin ve komşuların yararına değildir. Ülkemiz Türkiye komşularına ve tüm bölgesinde; eşit vatandaşlık, haklar, özgürlükler, eğitim sistemi, seviyesi ve eğitim kurumları, kültürel, sanatsal, tarihi ve doğal güzellikleri, fuarları, festivalleri, gelişmiş sanayi, turizm, tarım, enerji sektörleri ve gelişmiş ekonomisiyle liderlik ve rol model olmalıdır. Komşulara, Paramiliter gruplarla katliamlar ihracı yapıyor algısının oluşmasına yol açan uygulamalar, pratikler vb ne varsa vakit kaybetmeden hemen terk edilmelidir. Dünyanın rol model aldığı ülkeler “Yurtta Çoğulculuk ve Cihanda Çoğulculuk” uygulamaları ile gelişme olanağına kavuştular. Ülkemiz Türkiye, İçerde ve dışarda tek mezhep, tek ırk vb. gerici dayatmalarla, dünyanın taşralı ülkeleri arasında hep birinci olur.
DİN, MEZHEP, TEOLOJİ Başkalarının haklarını ihlal etmeyen inançlar; inananları için doğrudur. Bu bağlamda yanlış inanç yoktur. Arap Alevilerin inançları, mezhebi, dini tasavvurları kendileri için doğrudur. Bu alan tartışmaya, matematiksel sağlamaya ve Laboratuvar ispata kapalıdır. Arap Alevilerle ilgili nefret söylemlerinin, tehcir ve soykırım uygulamalarının nedenlerini din, mezhep ve teolojide aramak ve oradan cevaplandırmaya uğraşmak beyhudedir. Katil grupların iplerini ellerinde tutan emperyalist merkezler; Arap Alevilerin teolojisi, inancı, dini veya mezhebi ile ilgili değildir. İnanç, mezhep, etnik vb. fayları hatlarını kendi paylaşım savaşlarında nasıl kullanabilecekleriyle ilgililer. Günümüzün Goebbels’leri tarafından Öğretilendirmelere (Endoktrinasyona) tabi tutulmuş ve din, mezhep, inanç vb. adına nefret söylemi üretmekle görevlendirilmiş gruplara inancımızın güzelliğini, insancıllığını, masumiyetimizi vb. kanıtlama uğraşı beyhudedir.
GÜNEY KÜLTÜR VE EKOLOJİ
MEVLÜD ORUÇ












